Çocuklarla duyguları konuşmak: Hikâye okurken sorulabilecek sorular

Hazırlayan: Kreide Studio · Kaynak kontrolü: 8 Ekim 2026. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel değerlendirme, tanı veya tedavi yerine geçmez. Kaynaklar araştırma ve rehber olarak ayrı belirtilmiştir.

“Ne hissediyorsun?” sorusuna her çocuk hemen cevap vermez. Bir hikâye kahramanının yaşadıklarını konuşmak, doğrudan çocuğu sorgulamadan duygular üzerine bir sohbet başlatmanın yollarından biridir. Ama bir duygu kartı ya da kitap tek başına empatiyi garanti etmez.

Gerçek bir çalışma ne buldu?

Grazzani ve Ornaghi’nin 2011 tarihli araştırmasında 35–70 aylık 100 çocuk deney ve kontrol gruplarına rastgele atandı. Çocuklara duygu sözcükleri içeren hikâyeler okundu. Deney grubunda hikâyeden sonra duygu sözcüklerinin kullanımını teşvik eden sohbet oyunları yapıldı; kontrol grubunda bu özel dil etkinlikleri yoktu. Deney grubu, içsel durum dilini ve duyguları anlama ölçümlerinde daha iyi sonuç aldı. Dolayısıyla incelenen yaklaşım yalnızca hikâye okumak değil, sonrasındaki etkin sohbetti. Ölçülen sonuçlar duygu anlama becerileridir; her çocuğun gerçek hayatta daha empatik davranacağını veya kaygısının azalacağını kanıtlamaz. Araştırma: Emotional state talk and emotion understanding.

Birlikte okurken nelere bakabiliriz?

MEB’in Çocuk Bakımında İletişim materyali, açık uçlu sorulara ve kahramanların olaylar karşısındaki duyguları üzerine konuşmaya yer verir. Bu eğitim materyali, yukarıdaki deneyin kendisi değildir; uygulama yaklaşımı için ek bir kaynaktır. MEB materyali.

Hikâyenin üç durağında sohbet

Aşağıdaki örnek sorular, araştırmadaki genel yaklaşımın özgün ev uyarlamasıdır. Çocuk için uygun olmayan soruyu atlayabilirsiniz.

  1. Olayı fark etme: “Kahramanın başına ne geldi? Resimde bunu nereden anlıyoruz?”
  2. Duyguyu düşünme: “Sence ne hissediyor olabilir? Başka bir duygu da mümkün mü?”
  3. İhtiyacı konuşma: “Şimdi bir arkadaşı yanında olsa ne söyleyebilir? Yardım istemek istese nasıl söyleyebilir?”

Örneğin hikâyedeki bir çocuk oyuna çağrılmadığında, tek doğru cevap olarak “üzgün” demek yerine “Üzülmüş olabilir; belki biraz da kızmıştır” diyebilirsiniz. Ardından farklı fikirleri dinleyin. Çocuk cevap vermek istemiyorsa yüz ifadesini taklit etmeyi veya resmi göstermeyi teklif edebilirsiniz.

Konuşmayı sınava çevirmeyin

Her sayfada soru sormanız gerekmez. Çocuğun ilgilendiği bir sahne yeterli bir başlangıç olabilir. Kendi yaşantısını anlatmaya mecbur bırakmak veya “Sen de dün böyle yaptın” diyerek hikâyeyi bir eleştiriye dönüştürmek yerine, kahramanın durumunda kalın. Amaç duyguyu ortadan kaldırmak değil, üzerinde konuşabilmek için dil alanı açmaktır.

Bu bir terapi yöntemi mi?

Buradaki ev etkinliği terapi veya tanı aracı değildir. Araştırmadaki sonuçlar, bu kısa örneklerin aynı etkiyi sağlayacağını göstermez. Süreğen duygusal güçlükler çocuğun gündelik yaşamını etkiliyorsa bir çocuk sağlığı uzmanından destek alın.

Meyveler Dünyası ve Vitamin Bahçesi ile hikâye üzerinden konuşabilirsiniz. Kreide ürünleri bu araştırmada değerlendirilmemiştir.

← Kreide Blog’a dön


WhatsApp’tan yazın